• 09-04-2026 21:01

Manset.nl

Manset Gazetesi Hollanda

Scheveningen’de Bir Başarı Hikâyesi: Hakan Birekul ile Gastronomi, Girişimcilik ve Galatasaray Üzerine…

Apr 9, 2026

Hollanda’nın gözde sahil bölgelerinden Scheveningen’de faaliyet gösteren Cadde Marina Restaurant’ın işletmecisi Hakan Birekul ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik. İş dünyasından spora, Hollanda’daki Türk girişimciliğinden gençlere tavsiyelere kadar birçok konuyu konuştuğumuz bu keyifli röportajda Birekul, deneyimlerini ve hedeflerini içtenlikle paylaştı.

Hakan Bey, Cadde Marina Restaurant ne zaman kuruldu? Kurulduğu dönemle bugün arasında nasıl bir değişim var?

Cadde Marina, 2019 yılında Scheveningen’de kuruldu. O dönemde gastronomi yani Horeca sektöründe özellikle Den Haag, Scheveningen ve genel olarak Noord ile Zuid Holland bölgelerinde Türk girişimci sayısı oldukça azdı. Biz de farklı bir konsept oluşturmak istedik.

Amacımız; canlı müzik eşliğinde insanların keyifli vakit geçirebileceği, manzarası güzel, ulaşımı kolay ve park sorunu olmayan nezih bir mekân oluşturmaktı. Özellikle hem gençlerin hem de orta yaş grubunun rahatça gelebileceği bir ortam hayal ettik.

Bugün geriye baktığımızda 7 yıldır faaliyet gösteren bir işletme olarak hem Türk toplumuna hem de farklı kültürlerden insanlara hizmet vermeye devam ediyoruz. En önemli prensibimiz ise kaliteyi korumak ve hizmet standardımızı her zaman yüksek tutmak.

Haftada kaç gün hizmet veriyorsunuz?

Haftanın yedi günü hizmet veriyoruz. Özellikle hafta sonları daha uzun saatler açık oluyoruz. Yaz aylarında ve özel günlerde yoğunluk oldukça artıyor.

Cadde Marina’nın menüsünde öne çıkan özel lezzetler var mı?

Menümüzde en çok ilgi gören lezzetler Gaziantep usulü hazırladığımız kebaplar ve zengin meze çeşitlerimiz. Özellikle müşterilerimiz bu lezzetleri çok beğeniyor. Bunun dışında Kilis tavamız da oldukça popüler. Mekânımıza gelen misafirlerimize genellikle kebaplarımızı ve Kilis tavasını tavsiye ediyoruz. Aldığımız geri dönüşler de oldukça olumlu.

Cadde Marina oldukça güzel bir lokasyonda bulunuyor. Yaz aylarında özellikle Hollandalıların yoğun ilgi gösterdiği bir bölge. Geçen yaz sezonu nasıldı, bu yaz için beklentileriniz neler?

Geçen yaz sezonu aslında beklentilerimizin biraz altında geçti. Çünkü insanlar tatil için İspanya, Portekiz, Mısır veya Dubai gibi daha uzak destinasyonları tercih ettiler. Ancak bu yıl beklentimiz farklı. Özellikle Hollandalıların daha kısa mesafeli tatil tercih edeceğini düşünüyoruz. Avrupa içinde seyahat edip yeniden Hollanda’ya dönen insanların sayısının artacağını öngörüyoruz. Bu nedenle restoran sektöründe hareketli bir yaz geçmesini bekliyoruz. Ciro açısından yüzde 30–40 civarında bir artış öngörüyoruz. Ayrıca Almanya ve Belçika’dan da ciddi bir müşteri potansiyeli bekliyoruz.

Sizin aynı zamanda Horecabond Nederland içinde de bir göreviniz var. Bu kurumdan biraz bahsedebilir misiniz?

Horecabond Nederland, Hollanda’da gastronomi sektöründe faaliyet gösteren işletmeleri tek bir çatı altında toplamak ve sektörde yaşanan sorunlara çözüm üretmek amacıyla kuruldu. Yaklaşık üç yıldır faaliyet gösteren bir kurum. Geçen yıl yapılan genel kurulda dernek başkanlığına Mehmet Emeksiz seçildi. Süreç içerisinde birçok işletmeyle görüşmeler yapıldı, tavsiyeler alındı ve sektöre yönelik öneriler geliştirildi.

Ben de destekleyici yönetim kurulu üyesi olarak yer alıyorum. Şu anki gidişat oldukça olumlu ve Horecabond Nederland’ın gastronomi işletmecileri için aktif şekilde çalıştığını söyleyebilirim.

Türk gençlerinin spor ve iş dünyasında daha aktif olmaları için ne önerirsiniz?

Eskiden gençlere çok tavsiye verirdik ama artık buna pek gerek kalmadı diyebilirim. Çünkü Türk gençleri son yıllarda inanılmaz bir cesaretle girişimcilik dünyasına adım attılar. Birçok arkadaşım henüz 30 yaşına gelmeden hem işletmeler kurdu hem de spor alanında yatırımlar yaptı. Gerçekten çok başarılı işler ortaya koyuyorlar.

Yine de yeni başlayacak gençlere tavsiyem şu olur: Hollanda’da özellikle dijital sektör ve hizmet sektöründe büyük fırsatlar var. Bu alanlarda ciddi açık bulunuyor. Gençlerin en önemli adımı fırsatları görmek ve değerlendirmek olmalı. Korkmadan adım atmaları gerekiyor. “Zarar ederim” ya da “batabilirim” diye düşünmemek lazım. Cesaretle hareket eden insanların başarılı olacağına inanıyorum.

Siz aynı zamanda Hollanda Galatasaray Taraftarlar ve İş İnsanları Derneği’nin kurucularındansınız ve şu an başkanlığını yürütüyorsunuz. Derneğin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Derneğimiz geçen yıl kuruldu. Kurulma sebebimiz Hollanda’daki Galatasaray taraftarlarının bir araya gelebileceği bir merkez olmamasıydı. Taraftarların sorunlarına çözüm üretebilecek bir yapı oluşturmak istedik. Kulübümüze başvurduk ve yönetim kurulunun resmi onayıyla derneğimiz Avrupa’da resmi olarak kuruldu. İlk yılımıza rağmen birçok organizasyon gerçekleştirdik.

Maç izleme etkinlikleri düzenledik ve Amsterdam Plein 40’ta büyük bir şampiyonluk kutlaması yaptık.

Galatasaray’ın Hollanda takımlarıyla oynadığı maçlar derneğin tanınırlığını artırdı mı?

Kesinlikle artırdı. Bu maçlar derneğimizin daha fazla tanınmasına katkı sağladı. Hollanda’daki organizasyonlar oldukça güzel geçti. Her ne kadar bazı maçlarda istediğimiz sonucu alamamış olsak da Ajax karşısında aldığımız 3-0’lık galibiyet bizim için çok özel bir anı oldu. Bugün baktığımızda Avrupa’daki en aktif Galatasaray derneklerinden biri olduğumuzu söyleyebilirim. Çünkü neredeyse her hafta organizasyon düzenliyoruz.

Amsterdam’daki dernek lokaliniz hakkında da biraz bilgi verebilir misiniz?

Amsterdam’da üç katlı bir lokalimiz var. Taraftarlarımızın rahatça maç izleyebileceği bir ortam oluşturduk. Ayrıca sadece kadınların kendi arkadaşlarıyla maç izleyebileceği özel bir alan da bulunuyor. Ramazan ayında üyelerimize yönelik bir iftar organizasyonu düzenledik ve oldukça yoğun bir katılım oldu. Salon tamamen doluydu.

Şimdi ise yeni hedefimiz var. Her zaman söylediğimiz gibi “Mayıslar bizimdir”, ama artık “Nisanlar da bizim” diyoruz.

İnşallah 26’ncı şampiyonluğumuzla birlikte çok büyük bir organizasyon daha planlıyoruz. Ayrıca taraftarlarımızla birlikte İstanbul’a bir gezi düzenleyerek Galatasaray müzesini ve stadyumunu ziyaret etmeyi de hedefliyoruz. Şunu da söyleyebilirim; şampiyonluk geldiğinde taraftarlarımız gökyüzüne iyi baksınlar. Onlara özel bir sürprizimiz olacak.

Son olarak gençlere ve topluma iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Türk gençleri gerçekten çok zeki ve çok yetenekli. Hem kadınlar hem erkekler iş dünyasında önemli başarılara imza atıyor. Ayrıca siyasette de birçok Türk kökenli isim hem parlamentoda hem de yerel yönetimlerde görev alıyor. Bu bizim için gurur verici. Ancak daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Bu ülkede söz sahibi olmak istiyorsak daha güçlü temsil edilmeliyiz. Gençler korkmadan yeni sektörlere girmeli, risk almalı. Başaramadıkları bir noktada ise deneyimli insanlardan destek almaktan çekinmemeliler.

Galatasaray taraftarlarına da son sözüm şu: Hedef 26 diyoruz. Spor, dostluk ve kardeşlik diyoruz ama şampiyonluk yine Galatasaray’ın olacak diyoruz.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.