Saadet Hollanda tarafından Rotterdam’da organize edilen “Avrupa Saadet Eğitim Semineri”, Hollanda’nın farklı şehirlerinden yoğun katılımla gerçekleştirildi. Saadet Rotterdam merkezinde düzenlenen seminere kadın ve erkek çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını Saadet Rotterdam Başkanı Erkan Koç yaptı.
Koç, seminere katılanlara teşekkür ederek, yaklaşık iki aydır tadilatta olan hizmet binasının yeniden faaliyete geçtiğini belirtti. Binanın yenilenmesinde emeği geçen sponsorlara ve gönüllülere teşekkür etti.
Saadet Avrupa Başkanı Samet Sami Temel: “Avrupa’nın her yerinde insanımıza dokunan çalışmalar yürütüyoruz”
Daha sonra söz alan Saadet Avrupa Başkanı Samet Sami Temel, “Katılımlarınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Öncelikle bu binanın bugünlere gelmesinde büyük emeği ve gayret olan Rotterdam bölge başkanımız Erkan Koç başta olmak üzere yönetim kurullarımıza, kadın kollarımıza, gençlerimize ve ayrıca tabii ki sponsorlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Saadet Avrupa olarak bizler kıta genelinde yaşayan 6,5 milyon insanımızın her birine bir değer olarak baktığımızda siyasal kültürel sosyal ve ekonomik her alanda kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Son 13 yıldır bu vizyonla Avrupa’nın dört bir yanında, her insanımıza dokunan bir faaliyet anlayışıyla çalışıyoruz. Rotterdam’da da aynı misyonla siz kıymetli teşkilat mensuplarımızla birlikte yoğun bir çaba ortaya koymaktayız. Saadet Avrupa teşkilatları olarak, son çalışmalarımıza tekrar bir göz atacak olursak, aralık ayında teşkilat esaslı çalışmalarımızı daha da ilerlere taşıyan hem nitelik hem de etki bakımından oldukça kıymetli faaliyetler gerçekleştirdik. Avrupa genelinde bölge divanlarımız artık belli seviyeyi yakalayarak kurumsal ve iç disiplin açısından çok daha güçlü bir görünüme kavuştu.” dedi.
Samet Sami Temel konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Bosna Hersek’te genel başkanımızla birlikte çok önemli kurum ziyaretleri gerçekleştirdik. Merhum Aliya İzzetbegoviç’in partisi olan Esra Partisi yetkilileriyle yapılan görüşme, İMG Balkanlar teşkilatı ziyareti, Türkiye-Bosna İş İnsanları Derneği ziyareti, Uluslararası Bosna Hersek Üniversitesi Rektörlüğü ziyareti, T.C. Saraybosna Büyükelçiliği ziyareti, buralarda kurulan temaslar çok verimli ve kıymetliydi. Ayrıca aralık ayında bir diğer özel ve önemli çalışma ise Millî Görüş Yardım Organizasyon (İMG) tarafından Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarında gerçekleştirilen faaliyetler olmuştur. Genel başkanımız Mahmut Arıkan Bey başta olmak üzere milletvekillerimizi genel başkan yardımcılarımızın da katılım sağladığı bu ziyaret, klasik yardım anlayışının ötesine geçerek, kalıcı ve sürdürülebilir destek modeline dönüştü. Ocak 2026 itibariyle gündemdeki en dikkat çekici siyasi gelişme ABD’nin Latin Amerika bölgesinde attığı çarpıcı adımlar. ABD’nin son dönemdeki adımları artık gizlenemeyen bir güç sarhoşluğunun bir üstencilik krizinin açık göstergesidir. ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu ve eşini başkent Karakas’tan operasyonla alıp ülkesine götürmesi, dünya kamuoyunu önünde, uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı, demokrasi ve insan haklarının sadece lider vitrin süsü haline getirildiği bir dönemi yaşıyoruz. Yapılması gerekenler bellidir; 1) Uluslararası hukuk yeniden tamamlanmalı ve güçlendirmeli. 2) Demokrasi ve insan hakları kavramları güçlünün elindeki birer araç olmaktan çıkarılmalıdır. 3) Özellikle Avrupa’nın ağır topları Almanya Fransa ve İtalya gibi ülkeler artık pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeliler. 4) İslam ülkeleri bir bütün halinde hareket etmelidir, siyasi birlik, ekonomik dayanışma, askeri ve teknolojik iş birliği artık ertelenmemelidir. 5) Türkiye gerçek dostlarını da müttefiklerinin kim olduğunu iyi görmeli ve ona göre adımlar atmalıdır. Dünyanın dört bir yanında yaşanan bu siyasi türbülanslar ekonomik sarsıntılar ve toplumsal gerilimler sadece dış politikada değil bizatihi Türkiye’mizin geleceğinde de karşılığını bulmakta. Zira Türkiye, jeopolitik konumu tarihi sorumluluğu ve medeniyet mirasıyla yalnızca bir ülke değil, ümmetin umudu, mazlumların dayanağı, Avrupa’da yaşayan milyonlarca insanımızın kalbidir. Bu yüzden Türkiye’nin karşılaştığı her kriz sadece iç mesele değil, Balkanlardan Kafkaslara İslam coğrafyasından Avrupa diasporasına kadar geniş bir halkayı doğrudan etkileyen bir gelişmedir. Ancak ne yazık ki bugün ülkemiz, sahip olduğu stratejik ve tarihi avantajlarını değerlendirmek bir yana var olan imkanlarını ve hızla tüketen bir iktidarın elinde büyük bir savrulmanın içinde. Bugün asgari ücret açlık sınırının dahi gerisinde kalmış, emekliler açlığa mahkûm edilmiş, gençlerimiz işsizlikle boğuşurken bir gelecek ümidi kuramaz hale gelmişler. AK Parti iktidarı ise bu büyük toplumsal çöküşle yüzleşmek yerine siyasi mühendislik oyunlarıyla meşgul olmakta. Bu gidişata dur demek tarih önünde bizim sorumluluğumuz. İşte bu sorumluluğu hakkıyla üstlenen tek siyasi parti yine Saadet Partisidir.”
Seminerde konuşan Saadet Partisi Sosyal İşler Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin, Saadet Partisi’nin siyaset vizyonu ve parti programı hakkında bilgi verdi. Tekin, Saadet Partisi’nin hedefinin adalet, özgürlük ve kardeşlik temelinde “Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” idealini hayata geçirmek olduğunu söyledi.
Sinan Tekin: “Amacımız, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya”
Sinan Tekin, “Bugün siz değerli Hollanda’daki Saadet sevdalısı kardeşlerimizle bir araya gelmekten ve tanımaktan son derece mutlu oldum. Sizlere bana ayrılan süre zarfında, ‘siyaset vizyonumuz ve parti programımız’ nedir, bu konuda bilgi sunmaya çalışacağım.”
“Her şeyden önce biz Saadet partisiyiz…-Parti değil, sistem kurucusuyuz -Hedefimiz yoksulluğu ve adaletsizliği ortadan kaldırmak- Adalet, özgürlük, kardeşlik esaslı siyaset- Amacımız: Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya.
Siyaset Anlayışımız: -Kutuplaştırıcı değil, kucaklayıcı- Ayrıştırıcı değil, birleştirici- Kuvveti değil, hakkı üstün tutan- Siyasi rantı değil, halka hizmeti esas alan.
Yönetim Anlayışımız: -Adalet: Devletin temeli- Liyakat: Ehliyet ve dürüstlük- İstişare: Katılımcı yönetim- Ahlak: Sorumluluk ve emanet bilinci- Şeffaflık ve Denetim- Plan ve Program: Stratejik, ön hazırlıklı yönetim.
Vizyonumuz: -Özgürlüklerin teminat altına alındığı bir Türkiye- Tam bağımsız bir Türkiye- Müreffeh bir Türkiye- Güçlü bir Türkiye- Öncü bir Türkiye.
Saadet Partisine neden ihtiyaç var?
-Küresel adaletsizliklere karşı duruş- Yeni bir dünya vizyonu- Hakka ve adalete dayalı siyaset- Tüm insanlık için saadet hedefi.
İlkelerimiz: -Merhametli ve Adil olacağız- Planlı ve programlı olacağız- Hesap verebilir olacağız- İşi ehline vereceğiz- Kapımız herkese açık olacak- Partizanlık ve ayrımcılık yapmayacağız- Yolsuzluk ve rüşvete geçit vermeyeceğiz- Zorlaştırmayacağız, kolaylaştıracağız, nefret ettirmeyeceğiz! – Zaman, insan, para!” şeklinde konuştu.
Avrupa Saadet Genel Sekreteri Yakup Özdoğru da slayt eşliğinde konuşmasını şu şekilde gerçekleştirdi:
“İlk günlerin heyecanı, samimiyeti, adanmışlığı, Saadet Avrupa olarak neleri başardık? “Yola neden çıkmıştık?”, Neden Buradayız? “Müslümanın ve sorumluluk sahibi inançlı bir insanın vazifesi: “Şu farzdır, şu haramdır. Şunlar günahtır, şunlar sevaptır!..” diye konuşmak ve edebiyat yapmak değildir. Görevimiz: İyilikleri yürütecek, kötülükleri önleyecek bir adalet düzenini kurup yerleştirmektir.”
Konfor alanında kalmanın belirtileri: “Zaten yeterince yaptık” düşüncesi- Sürekli aynı kişilerin aynı işleri yapması- Yeni fikirlerin heyecan uyandırmaması- Büyüme yerine durağanlık. Konfor Alanının Tehlikeleri: -Gönüllülük ruhunun, fedakarlıkların körelmesi- ‘Dava Bilincinin zamanla ‘Görev Bilincine dönüşmesi- Araçların, amaçlarla karıştırılması- Gençlerin ilgi kaybı- Kurumsallaşmanın rehaveti.
Konfor alanı mı, Dava bilinci mi?
Hedef: Konfor alanından çıkıp, yeniden etki alanı oluşturmak. “Dava adamı, iş bitince kenara çekilen değil; iş bitsin diye kenara geçmeyen kişidir.” – Bugün, yeniden niyetlenme, yeniden gönülden bağlanma günü. – “Dava, yorulmadan devam edenlerin işi.” – “Biz bu yolda yol almıyoruz, biz bu yolu inşa ediyoruz.” İslamsız Saadet Olmaz! Millî Görüş bir tercih meselesi değil, bir mecburiyettir!”
Seminerin son bölümünde ise programa katkı sunan gönüllülere ve sponsorlara hediye takdimi yapıldı.
ROTTERDAM









