• 03-03-2024 15:38

Manset.nl

Manset Gazetesi Hollanda

HOTİAD’ın katkılarıyla inşa edilen ‘Hatay Serinyol Geçici Konaklama Merkezi’ açıldı

Dec 7, 2023

Mehmet Ali Topcu – HATAY

Türk İş Adamları Derneği (HOTİAD)’nin destekleriyle Hatay-Serinyol’da inşa edilen ‘Geçici Konaklama Merkezi’ konutları, düzenlenen açılış töreniyle hizmete girdi.

Açılışta, Hollanda’dan gelen HOTİAD üyesi iş insanları heyetinin yanı sıra Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Hatay Vali Yardımcısı Doğukan Mızrak, AFAD Hatay İl Müdürü Ali İhsan Körpeş, Atakaş Hatayspor Başkanvekili Aydın Tokgöz, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Hollanda İş Adamları Derneği (HOTİAD) Başkanı Hikmet Gürcüoğlu, Türkiye Hollanda Dostluk Derneği Başkanı Edip Hilmi Aktaş ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu birçok yerel yönetici ve davetli hazır bulundu.

Programın sunuculuğunu gerçekleştiren, aynı zamanda deprem sonrası Hatay’da yürüttüğü çalışmalar, bu konteynır kentin yapılmasında etkin rol oynayan Sanatçı ve Mimar Suavi, duygulu bir konuşma gerçekleştirdi.

Suavi, Türkiye Hollanda Dostlar Dayanışma Derneği ve HOTİAD’ın destekleriyle inşa edilen her biri 21 metrekarelik olan 102 konteynır konutun ihtiyaç sahiplerine verildiğine dikkat çekerek, devletin, AFAD’ın, yerel yönetimlerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının bu ortamı hazırlamalarındaki çabalarına değindi.

Suavi şunları söyledi:

“Değerli depremzedeler, zor bir süreç yaşadık hep beraber. Burası, zorluğu yaşamış yüzlerce havzanın sadece tek bir hücresi. Çok büyük ve yaygın bir alanda sabaha karşı çaresizliğe yakalandı insanlar. Kendi adıma sırt çantamı alıp geldim buraya. Sağlık sorunlarım olmamış olsaydı buradan hiç ayrılmazdım. Bu kent ile hiçbir özel bağım yok, insan olmanın dışında. Ben buraya arama-kurtarma ve mimarlık eğitimi almış ve bu kentte konserler vermiş, şarkılar söylemiş; bu ülkenin bir evladı olarak geldim. Depreme turne sonrası Diyarbakır’da yakalandım. Sırtımda bir tişört ve bir şortla yangın merdivenden kayarak indim. Yıkımın sadece Diyarbakır’da olduğunu sanmıştım ama, iki saat sonra bütün bölgeyi kapsayan büyük bir felaket olduğunu içim yanarak öğrendim. Bir takım yeteneklere sahiptim bundan dolayı evimde oturup televizyon seyrederek bu zorlu süreci geçirmek bana göre değildi. Ve çıkıp buraya geldim. Adımız pek çok dedikoduya karıştı ama bunlara asla aldırmadan doğru bildiğimi yapmaya devam ettim.

Bu gibi durumlarda dedikodu, manipülasyon bir virüs gibi ürer. Ama müthiş bir şey yaşadık, bu süreç önyargıların kırıldığı bir dayanışmaya dönüştü. Ben bu sürece katkı veren, ne Valimizi ne AFAD yetkilisini ne belediyeyi tanımazdım. Tek bir sırt çantası ile geldim koskoca bir ailem oldu. 74 yaşında salya sümük ağlayarak gideceğim ben buralardan. O kadar kirli şeyler yaşadık ki, oy kaygısıyla hareket eden ucuz siyasetçiyi de gördük ancak, hiçbir şeye aldırmadan etrafımızda, bütün ailesini kaybetmiş gencecik yiğitlerle bir dostluk kozası ördük ve adını da Dostlar Dayanışma Derneği koyduk. Bu dostluk ilelebet sürecek ama umarım yeni acılar üzerinden filizlenmez, başka sevinç ve keyiflere dönüşür. Bu duygularla, ülkemizi temsil eden makam sahiplerini, ülkemizin konukseverliği ile karşıladığımız Sayın Büyükelçimizi, bu günün oluşmasında maddi desteği bulunan HOTİAD’ın değerli yöneticilerini; onun dışında kapıdaki çöpçüden tırı kullanan şoföre, AFAD’ın çalışanından bu sürece katkı veren isimsiz kahramanlar bir koza gibi ördüler. Hiç kimsenin kişisel becerisiyle, hareketiyle bu gelişmedi. Buradan alnımızın akıyla çıkarsak eğer, burada yaşamını sürdürecek olan insanlar itilip kakılmışlık hissetmeden, ötekileştirilmeden, “bize insanca değer verildi.” diyebiliyorsa; buradaki hazirunun tek kazancı bu olacak. Bu hak ediş, bu ahlâk ve terbiye ile, dayanışmanızdan duyduğum memnuniyet ile hepinizi saygı ile selamlıyorum. Doğukan Valimizin şahsında, devletin bütün kanadına, özellikle bu dayanışma sürecinde gösterdikleri duyarlılık ve insaniyet için yürekten teşekkür ederim. HOTİAD tarafından sponsorluğu sağlanıp dayanışmaya dönüşen bu 21 metrekarelik mekânlar, üç ayrı grubun birebir faaliyetiyle eşit mesafede omuz omuza çalışmasıyla bu hâle geldi. Kuşkusuz bu koordinasyonları yaparken devletin ayağını her zaman bir dostluk ve dayanışma bilinciyle; hatta zaman zaman mevki gözetmeksizin büyük bir nezaketle yönettiğine tanıklık ettiğim Vali yardımcımız Doğukan Mızrak’a kalbi şükranlarımızı sunuyorum.”

Projenin amiral gemisi, sahibi Hollanda Türk İşadamları Derneği (HOTİAD)’ın Başkanı Hikmet Gürcüoğlu şu açıklamalarda bulundu:

“Üye arkadaşlarımızla 6 Şubat sonrası hızlıca karar verdiğimiz, bugün inşa edilip tamamlanan Serinyol ‘Konteynır Geçici Yaşam Merkezi’ni gördüm ve duygulandım.  Bu vesileyle projenin gerçekleşmesine destek olan başta üye arkadaşlarıma ve emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum. 6 Şubat günü, en Soğuk, yağışlı bir gecede çok büyük bir felaket yaşandı, büyük kayıplar verdik, derin acılar yaşattı. Bunun izlerini iki gündür kentte içimiz yanarak, kanayarak gözlemliyoruz. Sizler bu acıyı fiilen yaşadınız bizler de uzaklarda yaşadık. Sizlerle beraber uykusuz kaldık, sizlerle beraber ağladık, yandık. Bunun bir sonucudur ki bu acıların bir şekilde paylaşılması gerekiyordu. Barınma ihtiyacı en önde gelen ihtiyaç idi. Biz işin bir bölümünü üstlendik, diğer belki de en önemli en ağır kısmı da Suavi Bey, Bülent Bey, Adnan Bey ve diğer görünmez kahramanların omuzlarındaydı, olanları saygıyla selamlıyorum, kalbi şükranlarımızı sunuyorum. Yine derneğimiz, böyle dayanışma ve yardımlaşma adına bir oluşuma destek vermişti. Orada ihtiyaç sahibi insanların gözlerindeki sevinç ve şaşkınlığı gördüğümde, birini mutlu etmenin ne kadar kolay olduğunu düşündüm. Konuşma yaparken meydanda tek bir ağaç gözüme takıldı. “Allah’ın ağacı” deyip geçtiğimiz o ağaç bile, meyve vererek, tabiatı süsleyerek, toprağı tutarak, gölge vererek bir işe yarıyor. Bizler insan olarak nasıl bir işe yaramayız. Dolayısıyla yaptığımız, insan olmanın bir gereği idi. Bu küçük yardımla bizler sadece yarayı pansuman ettik. Bizler de bunun karşılığında insan olduğumuzu yeniden hatırladık, hissettik. Bizim kârımız da bu. Tekrar geçmiş olsun. En kısa zamanda eskiye döneriz inşallah. Bundan sonraki dönem için biraz daha akıl ve bilime, vicdan ve saygıya önem verir, düşünür, davranır; tedbirlerimizi alır, bu acıları bir daha yaşamayız.”

Daha sonra kürsüye gelen Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Türklerin misafirperverliğini gerek Hollanda’da gerekse burada yakından gördüğünü ifade ederek, konuşmasını şu sözlerle gerçekleştirdi:

“Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi olarak atandığımda ilk görüştüğüm kişilerden birisi de HOTİAD Hikmet Gürcüoğlu idi. Bu bölgeye beşinci kez geliyorum. Her gelişimde o yıkımın içimi nasıl acıttığını tarif edemem. Ama insanların hayata tutunmak için verdikleri mücadele ve dayanışma ruhu da bana eşsiz duygular tattırmakta. Hollanda’nın ülke olarak ayrı bir desteği var ancak orada yaşayanların da büyük bir seferberliği oldu. HOTİAD’ın bu önemli girişiminde hem ihtiyaç sahibi insanlarla hem de bu inisiyatifi alan HOTİAD ile birlikte olmak istedim ve buradayım. Hollanda, afetin daha ilk anlarından itibaren bölgeye teknik, uzmanlık ve destek amaçlı hizmeti verdi, vermeye devam edecek. Sizi yalnız ve çaresiz bırakmayacağız. Hollanda Türk toplumu ile el ele vererek bütün imkânları kullanarak gereken yardımları büyük bir dayanışma ruhu ile gerçekleştireceğiz ve önümüzdeki süreçte de sizlerle beraber olacağız. Hollanda Türkiye dostluğu asırlar öncesine dayanıyor. Bu dostluk bu gibi dönemlerde artarak devam ediyor. Omuz omuza vererek bu acıların üstesinden geleceğiz ve yaralarımızı birlikte saracağız. Hepinize ve özellikle HOTİAD’a teşekkür ediyorum.Büyük bir acı yaşandı. Acının izlerini hâlâ her yerde görmek mümkün. Hollanda Türkiye arasında bu yaraları sarmak, acılara ortak olmak için iki ülkenin insanları ayağa kalktı, âdeta seferber olup iyilik ve yardımda yarıştılar. Bugün HOTİAD’ın da yaptığı şey bu güzellikten sadece bir tanesi. Bunu sadece bugün ile sınırlamayacağız, ihtiyaç olan yardımın bölgeye gelmesi için iki ülke yetkilileri olarak elimizden geleni yapmaya ve bu yıkımın travmaya dönüşmeden anlatılması yardımcı olacağız.”

Programın son konuşmacısı Hatay Vali Yardımcısı Doğukan Mızrak ise şunları söyledi:

“Bu topraklar, kentimiz, yazılı tarihin en büyük felaketlerinden birini yaşadı. Sayısal verilerle bu felaketin büyüklüğünü sizlere izah etmeye çalışacağım. 7.7, 7.6 ve 6.8 büyüklüğünde ilimizde yaşanan depremler neticesinde toplam 23.780 vatandaşımızı kaybettik. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Kayıplarımızın yanı sıra şehrimizde 80 bin bina, 250 bin konut tamamıyla yok oldu. Bu durum bir çok vatandaşımızı afetzede konumuna düşürdü ve evsiz kaldılar. Devletimiz, dost devletler, uluslararası ve yerel STK’lar, depremin ilk olduğu andan itibaren tüm imkân, kapasite ve kabiliyetiyle sahalara çıkarak, arama-kurtarma çalışmalarından başlamak üzere, ardından gelecek olan işe, beslenme ve barınma imkânlarına kadar her alanda işbirliği ve koordinasyonla işbirliği içerisinde birlikte çalıştık. Şuan içerisinde bulunduğumuz bu şirin konteynır kent de, bu çalışmaların bir ürünü.

Burayı tasarlarken, yapım sürecini takip ederken Suavi Bey’in de dediği gibi zorlu dönem ve süreçler yaşadık. Hem Suavi Bey hem Adnan Bey değerli emekleriyle buranın bu hâle gelmesine vesile oldular. Bizler de devlet olarak bu sürece şahitlik ettik. Birçok çalışma alanı içerisinde birlikte çalıştık. Ama ikisinden de bireysel bir taleple karşılaşmadık. Her zaman Hataylı kardeşlerimizin yaşam kalitesini ve konforlarını geliştirmek, artırmak üzere talepte bulundular. Kendilerine hassaten en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum. Yine siz kıymetli bağışçılarımız olan HOTİAD’ın değerli üyeleriyle iletişim kanallarını kendileri kurdular ve devam ettirdiler. Bugün burayı hizmete açmanın haklı gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sayın Büyükelçimiz nezdinde Hollanda hükümetine, değerli Başkan Hikmet Gürcüoğlu ve HOTİAD üyelerine, AFAD Müdürü Ali İhsan Bey’e, burada emeği olan işçi, çalışan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İsmi “Dostlar Yerleşkesi” olan bu yerde eşsiz dostluklar da edildi ve bu dostluklar her daim devam edecektir. Konteynır kentimizin afetzede vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Buralar tabi ki geçici barınma alanlarımız. Devlet olarak amacımız, vatandaşlarımızı en kısa zamanda kalıcı konutlara yerleştirmek. Bu süre içerisinde de buralarda konforlu bir yaşam sürmelerini ve yaşadıkları acıları bir nebze unutturmayı ve yaralarını sarmayı amaçlıyoruz. Sizlerin de katkılarıyla bu amaç doğrultusunda güzel bir adım attığımızı düşünüyorum.”

Sanatçı-Mimar Suavi’nin uzun süredir deprem sonrası Hatay’da yürüttüğü çalışmalar, bu konteynır kentin yapılmasında etkili oldu.

Konteynır kent sakinleri, açılış töreninde duygusal anlar yaşarken, yapılan bu tesisin Hatay’daki ihtiyaç sahiplerine önemli bir destek olacağı belirtildi. Ayrıca, böyle bir dayanışmanın devam etmesi ve bölgedeki ihtiyaçların karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.