Lahey Büyükelçiliğinde Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu Verildi

Lahey Büyükelçiliğinde Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu Verildi

Türkiye Cumhuriyetinin 93. kuruluş yıl dönümü, Lahey Büyükelçiliğinin verdiği resepsiyonla kutlandı.

Hollanda’da,  Türkiye Cumhuriyeti’nin 93. kuruluş yıldönümü, LaheyBüyükelçiliği tarafından verilen resepsiyonla kutlandı. Resepsiyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel mesajı okundu. Lahey Büyükelçisi Sadık Arslan ve eşi Senem Arslan’ın ev sahipliğinde büyükelçilik konutunda düzenlenen resepsiyona Hollandalı üst düzey temsilciler, merkezi Lahey’de bulunan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ) Genel Direktörü Büyükelçi Ahmet Üzümcü, Denk Partisi milletvekilleri Tunahan Kuzu, Selçuk Öztürk’ün yanı sıra çok sayıda ülkenin büyükelçileri, siyasi ve askeri temsilciler, yabancı misyon şefleri ile Hollanda’da yaşayan Türk vatandaşları katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel mesajı resepsiyonda okundu, mesaj şöyle:

“Bugün, Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde ilan ettiğimiz, son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin 93. kuruluş yıldönümüdür. Esarete ve dayatmalara rıza göstermeyen Türk Milleti, istiklaline ve istikbaline kasteden işgalcilere karşı başlattığı Kurtuluş Savaşı’nı, tarihte benzeri görülmemiş bir kahramanlıkla zaferle taçlandırmıştır. Bu büyük zaferin ardından, 29 Ekim 1923’te, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduk. Cumhuriyetimizi, 2200 yıllık devlet geleneğimiz ile yaşadığımız coğrafyadaki bin yıllık Selçuklu ve Osmanlı mirasının, o günün zor şartlarında elde edilmiş bir kazanımı olarak görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, 93 yıldır karşısına çıkan zorlukların üstesinden gelerek yoluna devam etmiş, bilhassa son dönemdeki atılımlar sayesinde, bugün dünyanın yükselen güçleri arasında yer almayı başarmış bir devlettir. Büyüyen ekonomisi, güçlü demokrasisi, temel insani değerlere olan bağlılığı, ilkeli ve vizyoner dış politikasıyla Türkiye, bölgesinde ve dünyada bir ilham kaynağı olmayı günümüzde de sürdürüyor. En son 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlar, milletimizin devletiyle ne kadar bütünleştiğini tartışmasız şekilde bir kez daha teyit etmiştir. Milletimiz, yeni işgal girişimlerine karşı da, İstiklal Harbi’ndeki kararlılıkla mücadele edeceğini, o gece tüm dünyaya göstermiştir. FETÖ mensubu hainlerin silahlarına göğsünü siper ederek, özgürlüğüne, demokrasisine, hükümetine ve devletine sahip çıkan milletimizin azmi, Cumhuriyetimizin 100. yıldönümüne hasrettiğimiz 2023 hedeflerimize ulaşma konusundaki en büyük güvencemizdir. Bu büyük devletin ve bu kahraman milletin Cumhurbaşkanı olmaktan şeref duyuyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, tüm vatandaşlarımızın ve dostlarımızın da, milletimizin 15 Temmuz’da yazdığı destandan gurur duyduklarına inanıyorum. Hem bir darbe girişimi, hem bir terör saldırısı, hem de bir işgal teşebbüsü olan böyle büyük bir badireyi atlatmamızın ardından, Cumhuriyetimizin 93’üncü yıldönümüne ulaşmış bulunuyoruz. Şundan tüm vatandaşlarımız, tüm dostlarımız emin olsunlar: Bugün Türkiye, 15 Temmuz sabahına kıyasla, daha güçlü, daha dirayetli, daha kararlı bir ülkedir. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, vatanımıza, istiklalimize, geleceğimize kast eden hiçbir saldırı başarılı olamayacaktır. Terör örgütleri de, onları kullananlar da, hedeflerimize ulaşmamızı engelleyemeyecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye’de ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılmak için fedakârlıkla mücadele eden tüm gazilerimizi minnetle yad ediyor; bu uğurda canlarını veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ecdadımızın emanetine sahip çıkan kahraman milletimize ve bize dualarıyla destek olan tüm dostlarımıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”

 

Ocak 2014’te göreve başlayan ve Ankara’ya atanan Lahey büyükelçisi Sadık Arslan, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

 

Arslan, “Cumhuriyetimizin kuruluşunun 93’üncü yıldönümünü kutlamak için Türkiye’nin Hollanda’daki evi, Türk büyükelçiliğinin rezidansında toplanmış bulunuyoruz. Gördüğünüz gibi pek çok ülkeden dostlarımız bayramımızı kutlamak için geldiler. Uluslararası örgütlerden, yine Hollanda makamlarından tabi ki, Hollanda’da bulunan yarım milyona yakın vatandaşlarımızın temsilcileri de buradalar. Böyle bir vesileyle hep bir araya gelmiş olmaktan bende gurur duyuyorum. Bugün benim aynı zamanda Hollanda’daki görevimi sonlandırdığım; aslında bir süre önce Ankara’daki görevime başladım ama birazda diplomatik nezaket itibariyle sonlandırdığım bu güne denk geldi. Her şeyden önce Hollanda Türk toplumundan bu güne kadar büyükelçiliğimizde göstermiş oldukları yakın işbirliği için teşekkür ederim. Bütün yapılan “Türkiye’nin uzun kolu” ithamlarına rağmen onlar Hollanda ile Türkiye arasında kırılmaz bir insani köprü olduklarını hep ispat ettiler. Ülkemizde yaşanan özellikle FETÖ darbe girişimi gibi konularda olsun, PKK terörünün pek çok sivil ya da asker vatandaşımızın kanına girdiği saldırılarda olsun hiçbir zaman geldikleri ülkeyi hepimizin ortak vatanı Türkiye’yi yalnız bırakmadılar. Her zaman bu mücadeleyi Hollanda kamuoyunun gündemine taşımak için gayret gösterdiler. Bunu da olgunluk içinde yaptılar.”

 

Hollanda ile 404 yıllık ilişkimizin temelleri sağlam

 

“Hollanda ile Türkiye ilişkilerinin gerçek niteliğine baktığımızda, yani biz ne kadar ticaret yapıyoruz, kaç turist geliyor ülkemize? Hollandalılar bize ne kadar yatırım yapıyor? Askeri işbirliğimiz nedir? Güvenlik ve terör konusunda işbirliğimiz nedir? Bu alanlarda da mükemmel işbirlikleri karşımıza çıkar. O yüzden benim söylemek istediğim, kamuoyundaki bu böyle sabun köpüğü gibi ithamlar ve algı kampanyalarına aldırış etmez isek Hollanda’yla 404 yıllık müttefiklik ilişkimizin temelleri sağlam. Ve Türkiye’nin Hollanda’ya yönelik her hangi bir gizli bir ajandası yoktur.  Yani bu “uzun kol” “beşinci kol” faaliyetleri bunların hepsi yalan. Burada son operasyonlardan sonra fark etmişsinizdir; doğru dürüst diplomasimiz bile kalmadı. Bizim burada sizlerin iyiliğinizden başka düşüncemiz yok. Zaten sizin de iyi olabilmeniz için Hollanda’nın iyi olması, müreffeh bir ülke olması lazım. Tarihte de hiçbir zaman bizim Hollanda’yla savaşımız olmamıştır. Dolayısıyla bu günlerde olanlara; iç siyasetin kendi dinamikleri içinde köpürttüğü bir huzursuzluk diyelim. Ama biz hem büyükelçilik olarak hem de sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri olarak hiçbir zaman pes etmedik. Sizlere tavsiyem, daha çok Hollandalılarla iletişim içinde olun. Belki Türkiye şu anda tarihinde hiçbir zaman olmadığı kadar Batı’nın yani Transatlantik camianın, güvenliğine, refahına, huzuruna hizmet ediyor. Hatta bu radikal unsurları biz kaynağında kurutuyoruz. Bizim diyanet işlerimiz, buradaki imamlarımız toplumu radikalleştirmek için değil, onları topluma faydalı insanlar haline getirmek için çalışıyor. Düşünsenize biz ta Türkiye’den bütçe ayırarak Hollanda’daki gençlerin radikalleşmemesi yani kurda kuşa yem olmaması için çalışıyoruz. Dolayısıyla bu verilen hizmetin olmaması halinde yaratacağı boşluk gerçekten çok tehlikeli olabilir. Tabi burada sadece diyanetimiz değil diğer sivil toplum kuruluşlarımız da her zaman itidalli olmuşlardır. Demokratik olmuşlardır. Barışçı olmuşlardır. İşinde gücünde olmuşlardır. Hiç bir zaman suçla ya da organize suçları öven bir tavır içinde olmamışlardır. Bunlar toplu zaten kendi tepkisini de göstermiştir. Ben buradan bir kez daha bu temi Hollanda Türk toplumunu selamlıyorum. Allah yollarını açık etsin. Her iki ülkeyi de kucaklayarak doğru bildikleri şeyleri yapmaya devam etsinler.”           

 

Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı görevine getirilen Lahey büyükelçisi Sadık Arslan resepsiyonda davetlilerle vedalaştı.

 

 

 

 

About The Author

Related posts

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.