Maarif Europe Amsterdam Eğitim Merkezi’nde kapılarını açan “Çivi ve Tellerin Şöleni” adlı filografi sergisi, sadece sanatın değil; sabrın, emeğin ve duyguların da sahneye çıktığı özel bir geceye dönüştü.
Merkez eğitmenlerinden, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Sanatçısı Kezban Arslan’ın, “Çivi ve Tellerin Şöleni” adlı sergisi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Arslan’ın “BAĞ” adını verdiği bu 6. kişisel sergisi, 15 Mayıs tarihine kadar gezilebilecek.
Bu anlamlı ve özel sergiye başta T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy olmak üzere, Lahey Kültür ve Turizm Müşaviri Nilgün Kılıçarslan, Amsterdam Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Taner Kuzucu, Amsterdam Yunus Emre Enstitüsü Koordinatörü Elif Demirtaş, THY Amsterdam Müdürü Abdulkadir Karaman, UID Hollanda Başkanı Ertuğrul Kurt, İGMG Kuzey Hollanda Başkan Yardımcısı Ahmet Duran, Amsterdam Esnaflar Birliği Başkanı Ramazan Kaya, Genç MÜSİAD Hollanda Başkanı Hakan Boylas, HOKAF Başkanı Zekeriya Arslan, Hollanda Nogay Vakfı Başkanı Orhan Demirci, Hollanda Sivaslılar Platformu Başkanı İbrahim Çitil, Siyasiler Numan Yılmaz ve Nazmi Türkkol, STK temsilcileri, iş insanları ve vatandaşlar katıldı.
Saygı Duruşu, İstiklal Marşı ve Hollanda milli marşının okunmasıyla başlayan programda ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Sanatçısı Kezban Arslan söz aldı.
-Her bir çivi, her bir tel; aslında bir duygunun, bir hayat kesitinin ifadesi-
Filografi Sanatçısı Kezban Arslan, “Benim için özel bir anlam taşıyan bu sergide sizlerle, on yıllık bir yolculuğun en anlamlı durağını paylaşıyorum. Filografi sanatıyla ilk tanıştığım günden bu yana, sabrın, emeğin ve inceliğin nasıl birer sanat eserine dönüştüğüne defalarca tanıklık ettim. Her bir çivi, her bir tel; aslında bir duygunun, bir düşüncenin ve bazen de bir hayat kesitinin ifadesi oldu. Bu sergide yer alan 53 eser, sadece estetik birer çalışma değil; aynı zamanda yıllar boyunca biriktirdiğim tecrübenin, içsel yolculuğumun ve sanatla kurduğum bağın somutlaşmış halidir. Özellikle bu sergi için hazırladığım yeni eserleri sizlerle buluşturuyor olmak benim için ayrı bir mutluluk ve heyecan kaynağı.
Bu sergiyi “final sergim” olarak adlandırıyorum. Çünkü bu, bir son olduğu kadar aynı zamanda bir tamamlanma, bir vedanın zarafeti ve belki de yeni başlangıçların sessiz habercisidir. Filografi, sabrın sanatıdır. Ve bana sabretmeyi, üretmeyi, vazgeçmemeyi öğretti. Eğer bugün burada bir şey başarabildiysem, bu biraz da bu sanatın bana kattıkları sayesindedir.” dedi.
Maarif Europe Direktörü Sabri Yıldırım: “Bağ kurmak” teması etrafında şekillenen bu özel sergi, insanın kendisiyle, toplumla ve çevresiyle kurduğu ilişkilerin derin bir ifadesidir. Bağ kurmak; anlamaktır, hissetmektir ve birlikte var olabilmektir.
-Sergide, 47 km uzunluğunda tel ve 67.200 adet çivi kullanıldı-
Bu kıymetli serginin ortaya çıkmasında büyük emeği olan hocamız Kezban Arslan’a özellikle teşekkür etmek isterim. Kendisi, öğrencilerimize sadece sanatsal bakış açısını değil, aynı zamanda duyarlılığı ve bağ kurabilmenin değerini de kazandırmaktadır. Yüzlerce kilo bakır tel ve çiviyi tedarik etmek ve sanata dönüştürmek sabır ve zaman işidir. Bu sergide de 47 km uzunluğunda tel ve 67.200 adet çivi kullanılmıştır. Kendisiyle yaklaşık 8 yıl önce bir sergide tanışmıştık. Yıllar sonra Türkiye Maarif Vakfı’na davet ettiğimizdeki gözlerindeki heyecanı çok iyi anımsıyorum. Öyle ki tüm gece boyunca tasarlamış, çizmiş ve işlemiş olduğu eseri vakfımıza hediye etmişti.
Yine keçe sanatı, Tokat tahta baskı, mozaik gibi alanlarda kurslarımızı düzenlerken; çocuklarla da “Bir nar al gel güllaç atölyesi”, “İncirle gel beraber uyutalım” gibi etkinliklerle bize ait gelenekleri cocuklar icin eğlenceli atölyelere dönüştürüyoruz. Bizler Maarif Europe olarak, faaliyet gösterdiğimiz her alanda eğitimi bir bütün olarak ele alıyoruz. Düzenlediğimiz kurslar, kültür ve sanat programları, akademik destek çalışmaları, spor ve sosyal gelişim odaklı eğitimler ile farklı yaş gruplarına hitap ediyor; bireylerin hem kendileriyle hem de içinde yaşadıkları toplumla güçlü bağlar kurmalarını hedefliyoruz. Bugün burada sergilenen her eser, bir bağın izini taşımakta; kimi zaman geçmişe, kimi zaman geleceğe, kimi zaman da insanın kendi iç dünyasına uzanmaktadır. İnanıyoruz ki sanat, bireyin kendini ifade etmesinin en güçlü yollarından biri olduğu kadar, toplumlar arasında köprüler kurmanın da en etkili aracıdır.”
Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, sergiyi gezdikten sonra yaptığı açıklamada sanatın birleştirici gücüne vurgu yaptı. Arslan’ın “veda” kararına şerh düşen Ersoy, sanatçının eğitmenlik faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini belirtti. Ersoy, “Toplumumuzun burada kültürünü yaşatması ve aidiyetini koruması açısından bu birliktelikler büyük değer taşıyor”diyerek, özellikle Türkçenin korunması ve gençlerin bu üretim süreçlerine dahil olmasının önemine dikkat çekti.
-Ezgilerle Tamamlanan Gece, Amsterdam’da İz Bıraktı-
Sergi açılışı, Maarif Europe müzik eğitmenleri Caner Bayram ve Mustafa Bayram’ın seslendirdiği ezgilerle farklı bir atmosfere büründü. Sanat, müzik ve kültürün aynı çatı altında buluştuğu gece; Amsterdam’daki Türk toplumunun hafızasında uzun süre yer edecek özel etkinliklerden biri olarak değerlendirildi.
“Çivi ve Tellerin Şöleni” sergisi, 15 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Mehmet Ali TOPCU / AMSTERDAM










