Avrupa’ya işçi olarak gelen ilk Türklerin üzerinden 60 yıl geçti. Bavullarında umut, ceplerinde sınırlı imkânlarla başlayan bu yolculuk bugün kalıcı bir toplumsal hikâyeye dönüştü.
Bu hikâyeyi akademik bir perspektifle ele alan Hollanda’da Türk Olmak adlı kitap, Avrupa’daki Türk toplumunun kuşaklar boyunca yaşadığı dönüşümü ortaya koyuyor. Kitabın yazarı sosyolog Murat Şahin, artık göç hikâyelerinin merkezinde “geri dönüş” değil “kalıcılık” olduğunu söylüyor.
60 Yıllık Göçün Sosyolojik Analizi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Şahin, 2024 yılında Hollanda’da yürüttüğü saha çalışmaları kapsamında farklı kuşaklardan Türklerle görüşmeler gerçekleştirdi.
Araştırma sürecinde Hollanda Türk Federasyonu ve federasyon başkanı Murat Gedik de projeye destek verdi. Şahin’e göre kitap yalnızca akademik bir çalışma değil, aynı zamanda Avrupa’daki Türk toplumunun ortak hafızasını yansıtan bir belge.
Dördüncü Kuşak İçin Kritik Dönem
Kitapta göç hikâyesi dört kuşak üzerinden inceleniyor.
*İlk kuşak kimliğini korumaya odaklandı
*İkinci kuşak uyum sürecini yönetti
*Üçüncü kuşak eğitim ve kariyerle sistemin parçası oldu
Şahin’e göre asıl sınav ise şimdi başlıyor.
“Dördüncü kuşak hem Avrupa toplumunun parçası olacak hem de kendi kültürünü koruyacak. Bu dengeyi kurmak onların en büyük sorumluluğu.”
Bugün Hollanda’da yaşayan Türk nüfusu 450 bini aşıyor. Bu durum göçün artık geçici bir olgu olmadığını gösteriyor. Şahin, bu gerçeği şöyle özetliyor:
“Bir zamanlar herkes geri dönmeyi planlıyordu. Ama artık burada kalıcı bir toplum oluştu. Bundan sonra önemli olan, bulunduğumuz topluma katkı sağlayarak kimliğimizi yaşatmak.”
İmza Günleri Büyük İlgi Gördü
Kitabın tanıtımı için Utrecht, Enschede ve Amsterdam’da düzenlenen imza günleri yoğun katılımla gerçekleşti. Yazar Şahin, kitabın özellikle gençler için yazıldığını belirterek şu mesajı verdi:
“Kimlik mücadelesinin yeni aktörleri artık gençler. Geleceği onlar şekillendirecek.”






